Buradasın Ankara Psikolog » Ergenlik Dönemi » Ergenliğin Psikolojik Özellikleri

Ergenliğin Psikolojik Özellikleri

Yazar: Ankara Psikolog

Ergenlik dönemindeki hızlı fiziksel değişimler ve cinsel gelişim ergenler üzerinde psikolojik değişiklikler yaratmaktadır. Özellikle beden imajı, özsaygı, ana-babayla kurulan iletişim, karşı cinsle kurulan ilişkiler ve çevre iletişimi ergenin ruhsal yapısı üzerinde etkili olmaktadır.

Ergenin hızla değişen bedenine uyum sağlaması bu değişikliklerin olduğu zamanla ilgili olduğu kadar çevresinden alacağı olumlu geri bildirimlere de bağlıdır. Erken ya da geç olgunlaşmanın ergenin kendi görünüşü ve beden imgesiyle ilgili hoşnutluk duygusunu etkilediğini belirtilmektedir. Erken olgunlaşan erkek ergenlerin geç olgunlaşanlara göre beden imgeleriyle ilgili olumlu bir ruh hali içindeyken; geç olgunlaşan erkek ergenlerinde özdenetim ve tutarlılık konularında erken olgunlaşanlardan daha olumlu bir durumda olduklarını tespit etmişlerdir. Kızlarda ise erken olgunlaşmanın özsaygı üzerinde olumsuz etkiler yarattığı, geç olgunlaşanlara göre erken olgunlaşanlarda daha çok depresyon ve anksiyete görüldüğü bildirilmiştir.

Ergenlik döneminin bu hızlı değişim dalgası içinde ergen bir kimlik krizi yaşamaktadır. Erikson’un tanımladığı psiko-sosyal gelişme evreleri içinde ergenlik dönemini kimlik bulma dönemi olarak nitelemiş, bir ergenin yüz yüze geldiği başlıca görevin “Ben kimim?” ve “Ne olacağım?” sorularına yanıt bulmak olduğunu söylemiştir. Erikson’a göre ergenin kimlik bunalımı kim olduğu ile ilgili olarak yaşadığı sorgulamanın bir sonucudur ve gelişiminin doğal bir parçasıdır.

Ergenlik dönemindeki kimlik arayışı, ergenlerin çevrelerindeki kişilerle özdeşim kurmaları, kendilerine uygun bir rol arayışı içinde denemeler yapmaları sonucunu doğurmaktadır. Bir ergen çevresinde daima “onun gibi olmak” istediği kişileri arar. Böylece özdeşleşme yaparak kişiliğine biçim verme çabası içindedir. Bu çaba içinde ergen çevrede yeni değerler arar, kişiliğinin olgunlaşmasında rolü olan özdeşleşme, özerkleşme ve sorumluluk kavramlarına yanıt bulmaya çalışır. Bu kavramlar gence kişiliğini kazandıran, toplumla ilişkilerini biçimlendiren, toplumdaki yerini ve rolünü oluşturan kavramlardır. Özdeşleşme öncelikle aile bireyleri ile kurulur ve sonrasında çevredeki kişilere, düşüncelere, kültüre doğru genişler. Ergen özdeşleşmeyi istemli ya da istemsiz olarak kurabilir. Sonuçta özdeşleşme ile bir yandan kişilik oluşturulurken, öte yandan kişilikle toplum arasında ki bütün ilişkilerin temeli olan özerklik ve sorumluluk kavramları birleşir.

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

Yorumunuzu Bekliyoruz !