Buradasın Ankara Psikolog » Kişisel Gelişim Ve Yaşam Koçluğu » Etkili Dinleme Yolları

Etkili Dinleme Yolları

Yazar: Ankara Psikolog

Her başarılı insanın ya da başarılı ilişkilere sahip kişilerin iyi iletişim becerilerine sahip olduğunu biliyoruz. Bu kişilere çoğumuz hayranlıkla bakar ve onlar gibi olmayı dileriz.

Etkili Dinleme Yolları

Etkili Dinleme Yolları

Eminim günlük yaşantınızda en iyi anlaştığınız, birlikte vakit geçirmekten en çok hoşlandığınız insanlar sizi dinleyen (dinlediğini hissettiren) kişilerdir.

Dinlenmediğimizi hissettiğimizde kendimizi değersiz hissederiz.

A: Biliyor musun dün gece başımın ağrısından uyuyamadım..

B: İnan ben de hiç uyuyamadım komşular çok gürültü yaptı. Çok yorgunum..

A: …”

Bu basit diyalogda Bencil B’nin A’yı hiç kâle almayıp kendine odaklandığını fark ettiniz mi? A’nın hissettiği tek şey B için hiçbir önemi taşımadığı oldu. İnanın bunu günlük konuşmalarımız esnasında (çoğunlukla farkında olmadan) çok yapıyoruz. Olması gereken; B’nin A’yı anladığını gösteren birkaç kelimeydi.

A: Biliyor musun dün gece başımın ağrısından uyuyamadım..

B: Neden ağrıdı acaba, çok yorulduğun için olabilir mi?.. Şimdi nasılsın?…”

Karşımızdaki insana değer verdiğimizi onu dinleyerek gösteririz.

İyi bir dinleyici olarak önce yakın ilişkilerimizle (anne, baba, eş, çocuk) sonra da sosyal yaşantımıza dahil tüm insanlarla daha iyi, daha samimi ilişkiler kurabiliriz.

Size yardımcı olabileceğini düşündüğüm psychology today’de yer alan birkaç öneri:

1.  Kulak verin. Dinleme konuşma sırasını bekleme değil; sürece aktif olarak dahil olma ve aşikâr olan ya da ayrıntılarda yatan bilgiyi elde etmedir. Konuşan kişiyle göz kontağı kurun. Beden diline dikkat edin. Yeri geldiğinde başınızı sallayarak, gülümseyerek empati kurduğunuzu belli edin. Canlı görünün. Dahil olun.

2. Konuşmayı bölmeyin ya da saptırmayın. İlgili gibi görünen bazı dinleyiciler konuşmacının fikir trenini raydan çıkartabilir. “İşte ben okula giderken..” diyen konuşmacıya ilgisiz bir dinleyici: “Peki hangi okulu okumuştun?” diye sorarak konuyu tamamen dağıtabilir. Biraz sabırlı olun, yorum ve sorularınız için konuşmacının anlatacaklarını bitirmesini ya da en azından nefes almak için ara vermesini bekleyin.

3.  Monoloğa karsı nazikçe müdahale. Az önce konuşmaya müdahale edilmemesi gerektiğini söyledik. Fakat bunun da istisnası var: eğer dinleyici olarak hikayeyi tamamen kaçırdıysanız ya da eğer konuşmacı kaba davranıp size hiç söz hakki vermeden monolog yapmaya başladıysa adım atma zamanı gelmiş demektir. Bu gibi durumlarda şu şekilde araya girmenize müsaade edilebilir: “Durun bir saniye. Anlayamadım. Simdi telefon eden siz miydiniz başkası mı?” ya da: “Bir saniye lütfen, simdi anlamış mıyım bakalım: diyorsunuz ki evinizi 2 kat daha pahalıya sattınız çünkü son anda iki alıcı daha çıktı.” Bu nazik müdahalelerle konuşmacı asıl konuya dönecek ve siz de doğru anladığınızı teyit etmiş olacaksınız.

4. Duyduğunuzu geri yansıtın. Savunmaya geçmeyin. Saldırıya da.. Çoğu insan eğer konuşmacı genelleme yapıyorsa kişisel alabilir ya da kendisine taş atıldığını zannedebilir. Bu yüzden kendini savunmaya başlayabilir. (“Kadınlar aşırı duygusal derken neyi kastediyorsun? Ben şahsen mantık insanıyım!”) Ya da saldırıya geçebilir (Kadınlar duygusal olabilir fakat bu onların empati kurabildiğini gösteriyor, siz erkekler gibi empatiden yoksun değiliz!”). Konuşmanın dargınlıklarla bitmesini istemiyorsanız, duyduklarınızı basitçe yansıtmaya çalışın: “şimdi şunu mu diyorsun: Kadınlar işte istediğini elde etmek için duygularını silah olarak mı kullanıyor?”.

5. Eğer dinlenecek bir şey yoksa. Konuşmacıdan alacağınız pek bir şey yoksa ve uykunuzu getirecek kadar kendi monoloğuna daldıysa o zaman biraz hareket getirmenin vakti gelmiştir, işte tam bu esnada karsınızdakinin ilgisini çekeceğine emin olduğunuz açık uçlu bir soru sorun.  Böylece en sönük kişiler bile kendi konuşmasına ilgi duyulduğunu düşündüğünde canlanabilir: hatta en sıkıcı konular konuşma yapan şevkli ve memnunsa sürükleyici olabilir.

Dilerseniz haftada bir gün yukarıdaki maddeleri çeşitli içerikteki konuşmalarınızda deneyin. Büyük ihtimalle yakınlarınız bunun farkına varacaktır; varmazlarsa da şüphesiz ki iyi bir dinleyici olma yolunda sağlam adımlar atmış olacaksınız.

ruhdoktoru.com

BU YAZILARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

Yorumunuzu Bekliyoruz !